Mutlu Yıllar ! 2017 Kayıp Yıl Olmasın!

Biliyorum, hepiniz şu anda dönüp de 2016 yılında olanları düşündüğünüzde, ne kadar uğursuz ve acılarla dolu bir yıl yaşadığınızı düşünüp 2017 için beslediğiniz güzel duyguları dizginleyecek-siniz.

Her ne kadar her alanda birçok şey kötü gitse de; insan varsa UMUT da vardır!

Demokrasimiz, özgürlüklerimiz, ekonomimiz, birçok insanımız terör olayları ile yok olsa da; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak; her türlü zorluklardan başarılı bir şekilde çıkmayı başardık, yine başaracağız!

Bu kuru bir ümit verme yazısı değil, şahsen ben görülecek dip ne kadar derin ise ve “bu kadar da olmaz” diyeceğimiz şeyler ne kadar başımıza gelse de; bu sorunlarla hayıflanmak ve sızlanmak yerine; bu dibin en dip olmasının getireceği avantajlara odaklanırım : En dibi buysa; çok iyi çünkü bundan sonra artık bir yükselişe geçilecek!

Ülkemizdeki son siyasi gelişmeler; ekonomiye olan inancımızı yerle bir etti. Bunun yanında güneyimizdeki savaşa aktif olarak katılmamız da cabası. Terör örgütleri; artık ne kadar insaflı davranacakları malum ise; onların keyfi ile patlayacak bir sonraki bombayı ve kaç kişinin öleceğini hesap ediyor olduk.

Dışarı çıkmaya, gezip tozmaya, ağız tadı ile eğlenmeye hasret kaldık.

Turizm battı, medya battı, işsizlik çoğaldı, Suriyeli milyonlarca mülteci yurdun dört bir yanına kontrolsüzce dağıldı. Birçok insan artık geleceğini bu ülkede değil de; yurt dışında bulacağı bir iş, iltica veya eğitim için çocukları göndererek en azından onların hayatını daha garantiye alma peşindeler. Bundan dolayı kimse kimseyi suçlayamaz.

Devir hamasi nutuklar atma devri değil, ülke insanının refah ve eğitim düzeyini arttırma devri. Endüstri 4.0. çağını yaşıyoruz ve buna ayak uyduramayan milletler ve ülkeler; diğerlerinin daha bağımlı köleleri olmak zorunda kalacak.

Yollar, köprüler ve tüneller yapmak değil; onları kullanacak insanların kalitesini arttırmak esas hedef olmalı.

Din konusu da ayrı bir muamma. Bir kişi, bir kurumun başındaki yönetici veya devleti iade eden bürokrat, siyaset adamları.. Bunlar neden insan ile Allah arasında yaşanması gereken duyguları toplumun birincil sorunu ve ayrıştırma noktası haline getirir? Hakikaten anlaşılır birşey değil.

Son olarak; kendi konumla ilgili de birkaç şey yazmak istiyorum : E-Dönüşüm!

E-Dönüşüm; hakikaten ülke gündeminde ayrı bir şekilde; başladığı gibi hızla devam ediyor. 2017’de Özel entegratörlerin sayısında artık bir azalma görme durumumuz olabilir. Ancak; bazı birleşme denemelerindeki kötü deneyimler; rekabeti daha ön plana çıkartacak ve ERP üreticileri ile “pür” özel Entegratörler arasında çok ciddi sıkıntıların çıkmasına yol açacaktır. Yani E-Dönüşümde problemler “ZİRVE”ye oturacak!

Her şeye rağmen; tüm insanlığa daha yaşanabilir bir yeni yıl diliyorum!

Haruki Murakami‘nin 1Q84 kitabında yazdığı bir sözle bitirmek istiyorum :

“YÜREKTEN SEVDİĞİN BİR İNSAN VARSA, BİR KİŞİ OLSUN YETER, HAYATIN KURTULMUŞ DEMEKTİR…”

Ali Bulut

Şişli

ali@alibulut.com.tr

You may also like...

Leave a Reply

Skip to toolbar