Seçimlerden Sonraki E-Dönüşüm Süreci Üzerine

Merhaba,

Herkese öncelikle iyi bayramlar diliyorum ve umarım bu yıl bayram tadında, şeker gibi geçer. Hepimizin ve bu ülkenin hakikaten artık iyi şeylere ihtiyacı var. Özellikle seçim dönemlerinde ülekmizde yaygın olarak yapılan şeyler :

1- Bol keseden herkese birşeyler dağıtmak

2- Hesapsız kitapsız vaatler

3- Kutuplaşma

4- Yatırımların durması veya göstermelik, acele ile yapılması

5- Yapısal reformlara az yer verilmesi

Yukardaki 5 maddeden özellikle 5. madde, bizim gibi gelişmeke olan ülkeler için hayati önem taşıyor. Bu maddenin özellikle “E-Dönüşüm” tarafını irdelemek istiyorum. Kendi perspektifimden, önümüzdeki dönemde E-Dönüşüm’ün gidişatının nereye evrileceğini beraberce tartışmak istiyorum.

2010 yılında başlayan E-Dönüşüm yolculuğu meşhur 2014 geçişi ile hız kazandı ve hemen her yıl bir veya birden fazla regülatif düzenlemelerle (tebliğler) etki alanını arttırarak devam etti. Son 1 yıldır biraz durulmuş olmasına rağmen, bu yıl için öngörülen bazı yeni tebliğler, şu an için sanki “rafa kaldırılmış” gibi gözükse de, kazın ayağı hakikaten öyle görünmüyor. Neden mi?

E-Dönüşüm öyle bir alan ki, bence seçimlerde kimin kazandığından bağımsız olarak devam etmesi gereken ve yine bence kesinlikle aynı hızda, hatta belki de daha da ivmelenerek artacak bir konu. Hem mevcut iktidarın başlattığı ve sürdürdüğü bu alandaki gelişmeler, vergi anlamında birçok kolaylık ve hız kazandırıyor hem de iktidarın alternatifi olan muhalefetin de söylemlerine bakıldığında, onların da bırakın bu gidişatı durdumasını, daha da hızlandıracağı muhtemel.

CHP, IYI Parti ve SP’nin genel başkanlarının mitinglerini, TV’lerdeki konuşmalarını dinlediğimde, “İyi ki E-Dönüşüm işinde çalışıyorum” diyorum. Mesela bir inşaat, otomotiv, enerji, gıda, bankacılık gibi işlerde çalışıyor olsam, buralardaki firmaları seçimden sonra büyük krizler ve sorunlar bekliyor. Bu sorunlar en az 2 yıl devam edecektir ve bu sürede piyasada bazı çökmeler ve düzeltmeler olacaktır.

E-Dönüşüm işi öyle bir konu ki; hiç kimse ben bunu istemiyorum diyemez. Özellikle Avrupa’nın en geç nüfusuna sahip olan ğlkemizde, gençler teknolojiyi ve onun ürünlerinin günlük hayatımızdaki etkilerini yakından takip ediyorlar. Bu bakımdan “Gençlik E-Dönüşüm İstiyor” şeklinde yaklaşamasak da, E-Dönüşümde yapılacak çalışmaların en çok gençler arasında kabul göreceğini biliyoruz.

Bu kadar genel konuşmadan sonra isterseniz E-Dönüşümdeki gerçeklere de biraz değinelim. Önümüzde bekleyen konular :

  • E-İrsaliye tebliği
  • E-Fatura & E-Arşiv limit düşürülmesi ve zorunluluklar
  • Özel Entegratör Denetimleri ve sayıları

En sondakinden başlamak gerekirse: Eğer GİB, eskiden bankalardaki mağduriyetlerin (2000’li yılların başındaki krizden bahsediyorum) Özel Entegratörler tarafında yaşanmasını istemiyorsa, acilen Özel Entegratörler’in denetimlerini başlatıp, standartlara uymayan ÖE’lerin sistem dışına çıkarılmasını sağlar. Bu aslında öyle basitçe geçiştirilecek bir konu değil. Firmaların faturaları ve tüm finansal bilgileri (Defter) ÖE’ler tarafından işleniyor ve saklanıyor. Tamam, E-Dönüşümün yaygınlaşması için ÖE olma kriterlerini çok sıkı tutmadınız ancak artık bu sistem tüm kesimlerce benimsendi ve bundan sonraki atılacak adım, sistemin standartlarının oturtulması ve aşırı sayıdaki özel entegratörlerin sayısının makul seviyelere çeilmesi olmalıdır.

Diğer konumuz ise; E-Fatura kullanıcılarının artık zorunlu olarak E-Arşiv Fatura kullanımına geçmesinin sağlanması. Birçok yazımda da söylemiştim; bence GİB bu çift başlı “Elektronik Fatura” konusunu yanlış başlattı. Ben olsam, tüm mükelleflere “E-Arşiv Fatura” kullanma zorunluluğu getirirdim. E-Fatura ve E-Arşiv Fatura birleşip sadece “E-Fatura” dı verilmeli, sadece online ve offline versiyonları  olmalı (bireysel ve tüzel). Ben seçimden sonra 1.1.2019 yılında bu zorunluluğun başlaması gerektiğine inanıyorum.

Ve son olarak E-İrsaliye zorunluluğu : Burada aslında değinmemiz gereken 2 durum var; birincisi E-Fatura kullananların hepsinin E-İrsaliyeye geçişi, diğeri ise sistemin doğru kurgulanıp kurgulanmadığı, ÖE sistemlerinin bu hizmeti verecek yazılımlara ve altyapıya sahip olup olmadığı. Aslında bir üçüncüsü de E-Arşiv’deki gibi, E-İrsaliyede de offline versiyonun olup olmamasının tartışılması bence.

Ben GİB’in yerinde olsam; hiç bir sınırlama olmaksızın tüm E-Fatura, E-Arşiv ve E-Defter mükelleflerinin E-İrsaliye’ye geçmesini 1.1.2019 itibari ile zorunlu kılardım. Burada yetiştirilmeyecek bir durum yok. Çünkü 2018 yılı boyunca tüm ÖE’ler bu konuda yazılımlarını yapmak, testlerini ve pilot kurulumlarını yapabilmek için hayli zamana sahipler. Yani 1 yıl boyunca E-İrsaliye sistemini tamamlayamayan bir ÖE varsa, kusura bakmasın ama, bu ÖE kimsenin söylemesine gerek kalmadan, kendini kapatsın.

E-İrsaliyede, kargo firmaları ve lojistik firmalarının durumlarını belki bir daha gözden geçirmekte fayda var. Malı gönderen, taşıyan vs gibi kavramlarda, E-İrsaliyeyi kimin göndermesi gerektiği ile ilgili bence bir belirsizlik hala sürüyor. Normalde olması gereken sistem şöle olmalı : Malı gönderen hangi firma ise, E-İrsaliye’yi de o düzenlemeli, kargo veya lojistik firmasına da bu bilgiler gitmeli, lojistik firması ayrıca bir e-irsaliye düzenlememelidir. Şimdilik bu kadar yazıyorum, detaylarını umarım başka bir yazımda paylaşırım.

Hazır sizi yakalamışken, bir konuya daha değinmek istiyorum : Bildiğiniz gibi artık FORİBA çatısı altında görev yapıyorum. Yani daha önceki freelance şapkamı artık çıkardım ve tüm bilgi ve tecrübemi FORİBA’nın işleri ve ilerlemesi için kullanıyorum. Ancak burada çalışmam, aramızdaki iletişimin kopacağı anlamına gemez. FORİBA’da da diğer partilerle devamlı iletişim halinde olma kültürü yaygın ve biz pazardaki oyuncularla beraber çalışarak bu pastanın büyüyeceğine inanıyoruz. O yüzden, herhangi soru ve düşüncenizi benimle paylaşabilirsiniz. ÖE’ler Kurulu toplantılarında bu birlikteliği sık sık yapıyoruz ancak bu toplantılar dışında da biraraya gelip bilgi alış-verişinde bulunabiliriz.

Yaklaşan seçimlerin ülkemize barış ve huzur getirmesini, içe dönük çalışmalarımızı artık dünyada söz sahibi olabilme adına  dışa dönük ve stratejik bir plan dahilinde yapmaya başlamamızı diliyorum. Bunun da en önemli alanlarından biri E-Dönüşüm olacaktır. Girişimciliğe ve dijitalleşmeye daha fazla önem vermeliyiz, daha fazla teşvikler (adil olmak kaydı ile) verilmeli, Devlet bu konuda hakikaten engelleyici bir duvar değil, destekleyici bir tarafta olmalıdır.

Sevgiler.

Ali Bulut

Ataşehir, 2018

You may also like...

Leave a Reply

Skip to toolbar